22 Ağustos 2011 Pazartesi

Kahvenin hatırı var mı gerçekten?

Herhalde görev duygusunu en iyi pekiştiren şey, bir fincan kahvedir. Yani sağlık el verdiğince içilmeli zira, yok şunu yapıyor yok bunu yapıyor diye içmeyen var. Saygı duymak lazım. Aslen sınav döneminde bayağı içmişliğimi hatırlıyorum, böyle redbull'a falan da karıştırarak, hatta zamanında kola ile bile karıştırmıştım. Bazen bi fayda ediyor ama yüksek lisans'taki ekonometriye, süpermen olsan da ne fayda.Çalışacaksın kardeşim devir böyle.

Bu arada yeni bir eve taşınıyorum. Bayağı ucuza mobilya vardı geçenlerde kampanyada. Ne yalan söyleyim 3000-4000 liraya mis gibi yatak odası ile oturma ile yemek odası takımıyle süper ev kurdum. Borçla tabi ama insanın kendi evinde tek başına bir şeylere girişmesi güzel bir duygu. Bir de iş bulunsa, işte o zaman süper olacak. Resmen 12 yaşındaki çocuklar gibi baba parası bir de üç beş birikimimle idare ediyorum. Şeker alacak param yok, neyse ki annemlerde 3 tane küp şeker tırtıkladım.Gene hoş karıştıracak kaşık yok daha : ) ama kettleın mı var keyfin var kardeş. Hoş kahve içmenin de bir adabı var da biz de efkarımızdan içiyoruz kardeş. Sınav öncesi olur, tez öncesi olur, proje öncesi olur.

Ha proje dedik de bir de 2 projeye yani anlayacağın işe başvurdum. Devir çok kötü kardeş, işsizlik almış başını gidiyor. Yani 9'lara falan indi deniyor da bence ikiyle çarpmalı. Hoş şu an kesin bir şey söyleyemem. Ekonominin durumu nanay. Teğet meğet hak getire.

Bir de bugün eve avizeleri takmak için elektrikçi geldi, adam bir buçuk saat durdu, 50 lira kesti. Yani hakkını verelim iyi iş çıkardı ama saati 30 lira ne ya? Ben günde 7 saat çalışsam haftada da 20 günden 20*7*30= Etti mi 4200 lira maaş. Elektrikçi mi olmak gerek bu devirde yoksa? Ayrıca adam benden iyi ekonomik argümanlarla geldi. Hoş piyasaya konuşuyor. Haklı yani, demek ki tecrübe en iyi öğretmendir, boşa dememişler.

Lafın özü kardeş; ev, eş, aş, iş ama kahvesiz de keyifsiz de sıhhatsiz de bu işler yaş iş kardeş.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder