21 Ağustos 2011 Pazar

Bir Pazar Sabahı Rastladım Size

Ve insan konuştu. En azından konuştuğunu sandı. Zira, memleket, hayır hayır haksızlık  yapmayayım tüm dünya konuşuyor. Hani bir reklam vardı: "Ağzı olan konuşuyor" diyordu. Hah işte, tüm mesele de bu.

Geçenlerde bir Türk dizine rast geldim. Adı "Leyla ile Mecnun". 2011 yapımı enfes bir dizi, insan şaşıyor bizde de böyle espriler ardı ardına dizilir mi diye.  Komedi duayenimiz Cem Yılmaz dahi, esprileri ardarda sıralar, ama biraz mesafe koyar esprilerin ardına, bir espri de uzaaar giderdi. Hoş kültürümüzde Mehmet Ali Erbil'in ve Olacak O Kadar Kırca abinin yerini yadsımamak gerek. Ama güfteyi de yerine koyardı.

Lafı biraz da kendine sokmak, öz eleştiri yapmak gerek. Bir insana verin bir iş, özellikle bu çağda bu devirde, müthiş bir şekilde o işten  kaytarmakta. İşin ilginç yanı, en azından gözüme batan yanı, iş kişiyle özdeşleştiyse daha da bir artıyor bu öteleme olayı. Zira iş kendisininse, yani bir tez hazırlama, perdeleri asma, uyanma ya da sınava hazırlanmaysa--- daha vakit var denip savsaklanıyor. Velev ki iş bir görev oldu, bu rapor akşama bitecek. O zaman bir sorumluluk geliyor. Herhalde insan başkasından önce kendine hesap verebilir olmalı. Her halde sadece bana göre. Zira genellemelerin istisnalarla bozulduğunu öğrendik 21. yüzyılda.

Bir de ne öğrendim. 21. yüzyılda öğrenci olmak da ayrı zanaat. Tam anlamıyla full time bir iş. Bir kere mesai kültürü yok. Gecen gündüzüne karışıyor. Zira ben bu öğrencilik kısvesi altında son 2 yıl hiç ama hiç tatil yapmadım. Yani genel itibariyle öğrencilik de bir nevi tatildir lakin dediğim gibi başı sonu yoktur. Uçsuz bucaksız bir denizdir ziyadesiyle. Ama tatlı sürprizler de barındırır içinde. Ne bileyim bir çoğumuz aşkı, sevgiyi, ihaneti, arkadaşlığı, cinselliği o tahta sıralarda öğrenmiştir. Bana da çok şey katmıştır illa ki, iyisiyle-kötüsüyle diyeyim. Ama şu aralar sıkıntımı ben hiç yaşamadım. Tamam zamanında bir iki dersten kalmışımdır. Sonuçta insanız, herkes kalır ama sınıfta kalıp mezuniyetin uzaması. Hem de haybeye ve ecnebiyede feci ve fena bir durumdur. Yani ne var ekonometrik bir kanıtı ya da tanımı yapamadıysam. Bunu yapabilenler benden daha iyi mi ekonomist oluyor ya da ben daha az ekonomist miyim? Ya da sen anatomiyi bilmiyorsun diye X kişisinden daha mı beter cerrahsın. Hoş olmadı bu örnek ama neyse sözün özünü verdiğime inanmaktayım. Şu tezi yazıp kurtulmak istiyorum. Ama ağzı olan konuştuğu gibi, interneti olan yazıyor bu devirde. Sonra da tez mez hak getire.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder