11 Şubat 2012 Cumartesi

Erteleme Sanatı

Ademoğlu çok ilginç. Öyle böyle değil gerçekten çok ilginç. Önünde hedef değil de bir angarya, bir görev olunca ne yapar ne eder onu erteler. Yani "Bugünün işini yarına bırakmamak" gerek ama iş tezdi geçen sefer, salla sürü yaptım onlarca ay. İş sınav mı şimdi, son dakikaya kadar ertele.

Şimdi acaba bu neden böyle? Bir araştırmaya göre insanlar sigaranın zararlı olduğunu biliyor ve uzun vadede sigarayı bırakmak istiyor. Ama şu an değil. Aynı şekilde, insan spora başlamasının gerekli olduğunu biliyor ama şimdi değil. Bir iktisatçı olaraktan zamanın değeri, ya da bunun şimdinin değeri olarak adlandırılması olarak görüyorum. Şu andaki acının ya da emeğin değeri gelecekteki büyük bir kazanımdan daha büyük oluyor.


Tabi olay sadece bu değil! İnsan bir nevi kendine yalan söylüyor. Bugün yoruldum, bugün bu işi yapmayım dinleneyim yarın daha iyi yaparım Ve bu süreç kısır bir döngü içerisine giriyor. Din de mi böyle acaba derken aklıma aşkın fikri geldi. Yani insan o zaman aşkı neden ertelemiyor. Ben erteliyorum hatta fellik fellik kaçıyorum ama toplumun genelinde onca zahmete bir insan için girmek nasıl muktedir oluyor anlamıyorum.

Herkes Bebek Doğar

Geçmişe bakınca fark ediyorum da zaman çok hızlı geçiyor ve buna karşı yapabilecek hiç bir şey yok. Hatırlar mısınız eskiden derlerdi "ne çabuk da büyüdü çocuklar" diye! Şu anda onu öyle bir gerçeklikle gördüm kü. Neden diye soracak olursanız bugün Bolluca'daki Koruncuk Çocuk Köyü'nde eğitim vermeye gittim. Müthiş bir yer, müthiş bir mekan. Çocuklar Aile Evleri adını verdikleri Selçuklu Mimarisi evlerde "anneleri" ile birlikte kalıyorlar. Evin bütün sorumluluğu anne üzerinde. Şımarık çocuklar görmeyi beklerken, akıllı, uslu, her birinin bir müzik enstürmanı çalabildiği müthiş bir genç kitle ile karşılaştım ve eğitimi olanca dikkatleriyle dinlediler.

1992'de kurulan köyde şu anda ilk tayfadan kimse yok. Benim Köy'ün Mezunları dediğim gençlerden 4ü kız 1i erkek olmak üzere evlenmişler. Kına, düğün hep köyde olmuş. Şimdi orada 103 çocuk var ve ortalamanın kültürel olarak Türkiye standartlarından yüksek olduğu bir kesim. Bir kaç insanın çabasıyla 103 çocuğa bir aile, barınak ve gelecek vermenin ne derece mümkün olduğunu duvarlardaki çocukların fotograflarıyla gördüm.